A
Acı: Dayak yerken duyulan birşey.
Acemi: Yazılıda kopya çekerken yakalanan öğrenci.
Açıkgöz: Genellikle öğrencilerde görülür.
Adalet: Okulda sağlanamayan.
Agah: Uyanık öğrenciye denir.
Akıl: Yazılılarda kopya çekmek için kullanılan.
Arkadaşlık: Yazılı yaklaşınca kuvvetlenen bağlar.

   

 

B
Baskın: Kopya çekerken öğretmenin yakalaması.
Bilgi: Öğrencinin bir türlü bulamadığı hazine.
Başarı: Çalışmadan sınıfı geçmek.

C
Cep: Kopyaların depo edildiği yer.
Ceza: Öğretmenlerin öğrencilere her zaman hediyesi.

Ç
Çaresizlik: Öğrencilerin kopya çekmesini gerektiren durum
Çöp kutusu: Basket potası.

D
Ders: Kırk dakikalık uyku ve gevezelik saati.
Doğruluk: Öğrencilerin çizdiği yol, fakat bu yolu öğretmenler bozuyor.
Dürüstlük: Genellikle öğrencilerde ve öğretmenlerde bulunur.
Disiplin kurulu: İdam sehpası.
Defter: Karalamalar için boşa israf ettiğimiz kağıt tomarı.
Devamsızlık: Öğrencilerin ailesinden izinsiz okula gidiyorum diye, atariye giderek veya gezip tozarak, okuda yok yazılmasıdır.
Duvar: Kalemle karalayıp yazı yazdığımız, müdür yakaladığında meşhur dayağıyla geri sildiğimiz.

E
Eğlence: Boş geçen derslerdeki ortam.
Edep: Öğrencilerde bulunur, fakat öğretmenler buna inanmaz.

F
Fısıltı: Yazılılarda ve derslerde ortaya çıkan konuşma türü.

G
Gezmek: Spor yapmak için kullanılan bahane.
Gevezelik: Öğrencilerin peşini bırakmayan.

H
Heyecan: Yazılı sonuçlarını bekleme.
Haksızlık: Öğrencinin kopya çekmekle suçlanması.

I
Islık: Öğretmenin sınıfa yaklaştığını işaret eden ses.

İ
İdare: Öğrencilerin aleyhinde kullanılan mahkeme.
İspiyonculuk: İşine gelmeyen öğrencilerin arkadaşını ele vermesi.

J
Jest: Bir öğrencinin başka bir öğrenciye hava atma tarzı.

K
Kalem: Okulun duvarlarını karalamak ve yazı yazmak için kullanılan araç.
Karne: Öğrencilerin ölüm fermanı.
Kopya: Can simidi.

L
Lastik: Öğrencilerin tahtaya kalktıklarında yaptıkları hareket.

M
Macera: Öğrencilerin kopya çekerken atıldığı korku.
Mantık: Dersin kaynatılması için kullanılan.
Müdür: İnsan kılığına girmiş Azrail meleği.

N
Nasihat: Öğretmenlerin verdiği, öğrencilerin bir kulağından girip, öbür kulağından çıktığı sözler.
Not: Öğrencilerin rüyası.
Not defteri: Sabıka dosyası.
Okul: Ceza evi, kimileri içinse tımarhane anlamındadır.

Ö
Öğrenci: İnsan kılığına girmiş iyilik meleği.
Öğretmen: Öğrencilere dayak atan cellat.

P
Para: Ulaşamadığımız kaynak.

R
Rüya: Öğrencilerin yazılıdan "5" aldıklarını gördükleri düş.

S
Sınıf: İşkence görmek için girdiğimiz oda.
Sır: Taşımakta zorluk çektiğimiz bir şey.

Ş
Şok: Zalim öğretmenin öğrencilere kötü not vererek soktuğu durum.
Şans: Öğrencilere hiçbir zaman gülmeyen şey.

T
Teneffüs: Özgürlük.
Test: Kafadan attığımız halde tutturamadığımız bir yazılı türü.

U
Uyku: En tatlı şey.
Uyuşukluk: Öğrencileri hiç bırakmayan.

Ü
Üzülme: Yazılı açıklandığında, kötü not alan öğrencilerin yüzüne yansıyan manzara.

V
Veli: Para vermekle yükümlü kişi.

Y
Yaramaz: Okulun en ünlü öğrencisi.

Z
Zil: Uykumuzu bölen zırıltı, aynı zamanda özgürlük.
Zaman: Yazılılarda durduramadığımız şey.