deliler dâhiler onlar da insandİ hİyaran baßarİ öyküleri
 
Said Rıza NUR
 

Said'in kitabı,tamamen iddiasız ve çocukça bir heves sonucu on bir yaşında yazılmış olduğundan Türkiye'de felsefe alanında yapılan çalışmalara bir katkıdan çok, amatörce bir deneme mahiyetinde ayrı bir anlam taşımaktadır. 70 yıl önce Türkiye şartlarında yetişen henüz ortaokul çağlarındaki bir çocuğun ilgi alanı, bilgi birikimi ve ifade gücüyle bugünün aynı yaşlardaki çocuklarının durumunu siz karşılaştırabilirsiniz.

 

 
 

 

 

 
ÇOCUKTU AMA FİLOZOF BİR ÇOCUKTU

 

Haftalar öce sizin için 12 yaşında Felsefe Tarihçesi yazan Said Rıza Bölükbaşı'nın nerede olduğunu araştıran gazeteciler Amerika'da olduğunu öğrenirler.Bundan sonrasını onlardan dinleyelim:

"Okyanusları aşacak bir kayığımız olmadığı için oralara kadar ulaşamadık.Onun yerine mahalle mektebinden arkadaşı Abdullah Efendi'yi evinde enseledik. O'da çok şeker bir adam çıktı. Abdullah Efendi'ye Said Rıza'yı sorduk; o da sorumuza uzun bir cevapla karşılık verdi: "Öncelikle Gökyüzü sayfasına bana bu mevzuyu anlatma fırsatı sağladığı için  şükranlarımı bildirmek istiyorum. Said Rıza'ya gelince; biz o zaman daha küçüktük. Said Rıza ne zaman konuşsa 'filozof gibi çocuk' der, onunla dalgamızı geçerdik. sonra olan oldu. Said Rıza o meşhur kitabını, Felsefe Tarihçesi'ni yazdı. Böylece "12 yaşında Felsefe Tarihçeasi'ni yazan ilk çocuk" ünvanına sahip oldu. Yazdıtkları, küçüklerden çok büyükleri gıdıkladı. Doğrusunu sorarsanız biz o günden sonra Said Rıza'yı çok kıskandık. Geceleri kitaplar yazmaya çalıştık.Ama hiçbirimiz başarılı olamadık.Ne de olsa Said'in babası Rıza Tevfik'ti. O da filozofun tekiydi. iyi kulak çekerdi. Said arkadaşımızın kulakları çekile çekile  büyüdüğü için nasihatlari çabucak kavramış ve 12 yaşında yazar olmuştu.Şimdi onun kitabından Sokratesi'i anlattığı bölümü size yüksek sesle okumak istiyorum. ben kitabın burasına bayılıyorum. Sizin de bayılacağınızı umarım. Dinleyin bizim Said, Sokrates için neler yazmış:
 Sokrat, gayet büyük bir adamdı. Hem de meşhur bir fellesoftu. Milattan 469 sene evvel Atina'da doğmuş ve 399 senesinde yine orada vefat etmişti. Onun karısı da vardı ama Sokrat'ı hiç sevmezdi. Adı Xantippe idi. sokrat ile hiç iyi geçinmezdi.Hatta bir gün feylesoftun başına su testisini atıp kırmış ve zavallı Sokrat'ın başından aşağı sular akmış.Feylesof bu terbiyesiz kadına darılmamış. Gülerek: 'Fırtınadan sonra yağmur gelir!' demiş. Bu sözde gayet büyük bir mana var.
Bu feylesoft bir iddasında birçok Allah'ı inkar etmiş. O vakit Rumlar, birçok Allahlar'a inanırmış."Bizim birçok Allahları'mızı inkar etti!" diye Sokrat'ı öldürdüler. Fakat burada Rumlar yanlışlık ettiler.Çünkü Sokrat, Rumların Allahları'na inanmıyordu; ama asıl salih Allah'a inanıyordu: "Dünyadaki şeyleri kim yaptı?,, Dünyada, herşeyde güzel bir tertip vardır. Elbette bunu büyük bir akıllı kuvvet yapmıştır!.. diye iddia ediyordu...Ama Rumlar yine anlayamadılar.Onu dinsiz Allah'sız bir adam sandılar. Düşmanları da hıyanetlik ettiler. Sonra hapse atıldı.Orada 25 gün kaldı. En iyi talebeleri yanındaydı.Sokrat daima onlara ders verirdi.'Biz öldükten sonra ruhumuz yine yaşayacak!' diye nutuklar verirdi.Sonra talebeliri onu hapibten çıkarmak istediler, o istemedi. 'Memleketim benim için ne yaparsa ben ona razıyım!' dedi. Sonra hükümet adamları geldiler; ona baldıran suyu verdiler. Sokrat o fena zahiri içti, ölünceye kadar yine ders verdi.Hep talebeleri ağladılar, ondan sonra sokrat'ın nasıl öldüğünü yazdılar.Onu çok methettiler.
Bu feylesoftun hiç eseri yoktur, fakat fikirlerini ağızdan söylemişti.O fikirleri bize nakleden Eflatun'dur. Bir de Xenophon'dur. Bu iki kişi onun en iyi talebesiydi.
Biliyoruz ki feylesoftlar evvelleri hep dünya ile meşgul olurlardı.Sokrat dedi ki : "Sade dünya ile meşgul olmayınız; biraz da kendinizi biliniz!' bu sözün Rumcası "gnothi sauton"dur. Sokrat'ın mesleği asıl buydu.Onun için birçok feylesoftlar diyorlar ki, Sokrat felsefede yeni yol açmıştır. Ondan evvel insanı o kadar düşünmüyorlardı.Sonra en çok insan üzerine düşünmek meslek oldu.
Lakin Sokrat'ın mesleği yalnız bu kadar değildi. O zaman bir çok şarlatan Sofistler çıkmıştı. Onları Sokrat susturdu. Yukarıda bunları hep söyledim.
Bu feylesoftan sonra Eflatun geliyor; Sokrat'ın en meşhur talebesi oydu"

 
 
 
[bilgi ağacı][site haritası][iletişim][ana sayfa][acans][oybideryum][linkler]